<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="WordPress/2.5.1" -->
<rss version="0.92">
<channel>
	<title>İslam Kültürü</title>
	<link>http://www.islamkulturu.com</link>
	<description>Bir başkadır İslam Kültürü...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 05 Sep 2008 22:35:52 +0000</lastBuildDate>
	<docs>http://backend.userland.com/rss092</docs>
	<language>en</language>
	
	<item>
		<title>Ayakkabıcı,</title>
		<description>Ayakkabıcı,

yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu izlemekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı ama, küçük bir dükkan için yeterliydi. Onların en güzelini öntarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı.

Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı.
Hem de güçlükle.. Adam ona bir kez daha ...</description>
		<link>http://www.islamkulturu.com/ayakkabici/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Anne,al şu Kirmizi Gülü Sözlüme Ver</title>
		<description>genç mücahidlerimizden biri cihada gitmek üzereyken annesiyle vedalasıp helallık dilemek istedi
AnneSi: evladım eger senın ölüme gittiğini bilsem kesınlıkle senin gitmene izin vermicektım ama kuranda gecen bakara süresındeki ''ALLAH YOLUNDA ŞEHİD OLANLARA ÖLÜ DEMEYİN ONLAR DİRİDİRLER LAKİN SİZ SEZMESSINIZ'' ayeti hatırıma geldiği vakit senin memnuyetle gitmene izi veriyorum dedi.yolun acık olsun ...</description>
		<link>http://www.islamkulturu.com/anneal-su-kirmizi-gulu-sozlume-ver/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Hz. ömer’in tekrarlattiği namaz</title>
		<description>HZ. ÖMER'İN TEKRARLATTIĞI NAMAZ
Bedevinin biri mescidde acele ile öyle bir namaz kılar ki, durumu seyreden halife Hazret-i Ömer ikaz etmek zo¬runda kalır.
- Ey Allah'ın kulu, bu nasıl namaz böyle? Tavu¬ğun yem yediği gibi. İyisi mi, sen şu namazını yeni¬den kıl!
Adam tutar yeniden kılar. Ama nasıl lalar? Acelesiz, tadil-i erkana riayet ...</description>
		<link>http://www.islamkulturu.com/hz-omer%e2%80%99in-tekrarlattigi-namaz/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Rızkı Verenden İsterim</title>
		<description>Belh'in meşhur velisi Hatim-i Asam, (852 -H.237) hacca gidiyordu. Hanımına teklifte bulundu:

- Hanım, ne kadar nafaka bırakayım sana, ben gelinceye kadar? Tevekkül ve teslimiyet timsali hanımın cevabı ibretliydi: -Ne kadar yaşayacaksam o kadar!

- Hanım senin ne kadar yaşayacağını ben ne bileyim?..

- Öyle ise dedi, benim nafakamı ne kadar yaşayacağımı bilene ...</description>
		<link>http://www.islamkulturu.com/rizki-verenden-isterim/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Allah rizasi için yarim ekmek vermedi</title>
		<description>ALLAH RIZASI İÇİN YARIM EKMEK VERMEDİ
Ebu Bekir Şibli, dördüncü asır zahidlerindendir. Ta¬savvufla fıkhı birleştiren eşsiz bir maneviyat büyüğüdür. Bağdat'lı fırıncı ününü duyduğu İmam-ı Şibli'ye hayrandır. O'nu bir defa olsun görmeyi çok arzu etmek-
Ancak, işini bırakıp da ayağına gidemez, fırının tezgâhından ayrılmayı göze alamaz. Ne var ki ağzı kalabalıktır. Hayranları Şibli ...</description>
		<link>http://www.islamkulturu.com/allah-rizasi-icin-yarim-ekmek-vermedi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>şifali kasidenin öyküsü</title>
		<description>ŞİFALI KASİDENİN ÖYKÜSÜ
Yedinci hicret asrında yaşamış olan Şerefüddin Busiri, Mısır'ın hak âşığı şairlerinden biridir. Yazdı¬ğı birçok şiir ve kasidelerinde Resûlüllah'ı pek veciz bir anlatımla medhetmiş, peygamber sevgisinin gö¬nüllerde yer tutmasına büyük ölçüde hizmette bu¬lunmuştur.
Bu büyük Hâk aşıkına hayatinin son yıllarında felç isabet eder. Vücudunun yansına hâkim olamaz hâle gelir. Günlerce ...</description>
		<link>http://www.islamkulturu.com/sifali-kasidenin-oykusu/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Halil ibrahim bereketi</title>
		<description>Vaktiyle birbirini çok seven iki kardeş varmış...
Büyüğü Halil... Küçüğü ise İbrâhim...
Halil; evli, çocuklu. İbrahim ise bekârmış...
Ortak bir tarlaları varmış iki kardeşin...
Ne mahsul çıkarsa, ikiye pay ederlermiş... Bununla geçinip giderlermiş...
Bir yıl, yine harman yapmışlar buğdayı. İkiye ayırmışlar... İş kalmış taşımaya...
Halil, bir teklif yapmış :
- İbrahim! Kardeşim, ben gidip çuvalları getireyim. Sen ...</description>
		<link>http://www.islamkulturu.com/halil-ibrahim-bereketi/</link>
			</item>
	<item>
		<title>İyiliğin mükafati</title>
		<description>Vaktiyle ülkenin birinde çok korkunç bir ceza şekli vardı.
Halk ve padişah suçlu buldukları insanları, aç aslanlara yedirirlerdi.
Cezanın verilmesine ortak olan halk, toplanarak bu korkunç manzarayı seyrederdi.

O günkü suçlu, bir gün efendisinin yanından kaçan bir köleydi.
Arena dedikleri yüksek duvarlarla çevrili bir meydanın ortasına suçlu olan köleyi diktiler. Üzerine on günlük aç ...</description>
		<link>http://www.islamkulturu.com/iyiligin-mukafati/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Oğul&#8217;dan Babaya mektup</title>
		<description>&#62;&#62;Adam oğlunun odasının önünden geçerken hayretle bakakaldı.
&#62;&#62;Yatağı güzelce toplanmıştı ve odası hiç olmadığı kadar derli toplu
&#62;&#62;görünüyordu.Sonra adam yastığın üzerine bırakılmış mektup zarfını
&#62;&#62;farketti.Üzerinde -Babama- yazıyordu.Aklından geçen bin bir kötü
&#62;&#62;düşünceyle mektup zarfını açtı ve titreyen elleriyle mektubu okudu:
&#62;&#62;
&#62;&#62;Sevgili baba;
&#62;&#62;Sana bu satırları derin bir pişmanlık ve üzüntü içinde yazıyorum.
&#62;&#62;Kız arkadaşımla kaçmak zorundaydım çünkü ...</description>
		<link>http://www.islamkulturu.com/oguldan-babaya-mektup/</link>
			</item>
	<item>
		<title>Pencereden görülenler</title>
		<description>PENCEREDEN GÖRÜLENLER
Bir hastanede ölümü bekleyen hastaların koğuşu, koğuşta bir oda, odada iki yatak, iki hasta. Birisi pencerenin önünde, öteki duvar dibinde. Yaşamlarının şu son döneminde pencere kenarındaki, sabahtan akşama pencereden bakıp, tüm gördüklerini duvar dibinde hiçbirşey görmeyen arkadaşına aktarır.
"Bugün deniz dünden daha durgun. Rüzgar hafif olmalı. Beyaz yelkenliler belli belirsiz ...</description>
		<link>http://www.islamkulturu.com/pencereden-gorulenler/</link>
			</item>
</channel>
</rss>
